Aylık arşivler: Haziran 2015

İnsanların Her Zaman Para Ödemeye Razı Olacakları 5 Şey

Image Credit: Viktor HANACEK

Image Credit: Viktor HANACEK

Ürün ve hizmetlerdeki değişim onların pazarlama şekilleri ile birlikte çok hızlı gerçekleşiyor. Bunu muhtemelen çoğumuz farketmişizdir. Özellikle çevrimiçi bir proje ile iş yapıyorsanız, sizin yaptığınız projenin her an bir yerde ücretsiz olarak sunulması ya da verdiğiniz ürün veya hizmetin teklif içeriğinden artık sıkınılmış olması an meselesi olabilir. Çözüm, rakipleri çok iyi analiz etmek gibi gözükebilir. Ancak bunu abartılı şekilde yapan her girişim kendi uygulama yapmakta ve ilerlemekte geciktiği için hep zarar görmektedir. Başka bir çözüm sürekli olarak fiyat düşürme şeklinde olabilir. Eğitimlerimde her zaman fiyata odaklanmanın sürdürülebilir bir karlılık sağlamadığı üzerine konuşurum. Çok sevdiğim bir söz “Fiyat için gelenler fiyat için giderler” şeklindedir. Müşterileriniz ile iyi ilişki kurar ve ürün algısını doğru yönetirseniz her zaman her fiyattan bir ürün talep görebilir.
Bu kadar değişen bir dünyada göreceli olarak müşterilerin her zaman para ödeyemeye değer bulduğu olguları iyi bilmek yapacağınız ürün veya hizmet tasarımlarında ve pazarlamalarında oldukça faydalı olabilir. Modern zamanlarda insan oğlunun temel ihtiyaçları ve istekleri aslında değişmiyor sadece bunu ifade etmesinde bir takım değişiklikler olabiliyor. Bu yüzden bu yazıda yine sosyal psikolojinin bildiklerinden faydalanmak istiyorum. İnsanlar hangi olgular ortada olduğunda para ödemeye razı olurlar?
1) Kolaylık+Hız
Herkes her zaman istediği şeyin en hızlı şekilde gerçekleşmesini ister. Eğer teslim zamanlarınız veya ürün ve hizmet üzerindeki değişimleriniz uzuyorsa o zaman sizden uzaklaşmaları an meselesi olabilir. İnsanların ürününüzden istediği çıktığı en kolay ve en hızlı nasıl sağlayabilirsiniz. Bunun üzerine düşünmeniz gerekiyor.
2) “Sizin için biz çözdük”
Herkesin yeteri kadar düşünsel ve fiziksel yükü var. Zaman bulmakta ve yönetmekte zaten çok zorlanıyoruz. Bu yüzden ne kadar çok şeyi ihtiyaçlar doğrultusunda siz hallederseniz o kadar tercih edilirsiniz. Özellikle insanları teknik problemlerle uğraştırmak ve bilmediği kavramlarla boğmak yerine bunu onlar yerine halletmeniz çok yardımcı olacaktır. Özellikle garanti koşulları konusunda sıkıntı yaşayan her müşteri sizin için olumsuz referans olarak satışlarınızı azaltabilir ya da insanlar size daha çok ödemeye razı olmayabilir.
 
3) Harika deneyim+İyi Statü
Müşteri deneyimi bence kafalarda ürünle ilgili oluşan algısal değer için en önemli faktördür. Müşteri gibi görün, dokunun, duyun, hissedin. Ne kadar çok duyuya işaret edersiniz o kadar deneyimi arttırmış olursunuz. Artan deneyim memnun kişilere memnun kişiler daha çok müşteriye yol açacaktır.
Bununla birlikte insanlar sizden aldıkları ürün ile iyi deneyim yaşayarak bir şeye ait olma hissini de tatmak isterler. Olumlu bir şeyin parçası olan müşteri üründen daha çok almakla kalmayacak onun avukatlığını da yapacaktır.
Unutulmaması gereken başka bir nokta bu deneyimler her zaman ödemeli olmayabilir. Mutlaka ücretsiz etkinlikler ve ürünler ile toplam müşteri deneyimine çok yardımcı olabilirsiniz.
4) Yenilikçi ve Akım Başlatıcı
Eğer bir adım önde olmak istiyorsanız korkularınızı bir tarafa bırakarak mutlaka yeni bir şeyler denemelisiniz. İnsanlar bir şey çok ünlü olmadan önce parçası olmayı çok severler. Çünkü iyi bir eğilim söz konusu olduğunda arkadaşlarına bundan büyük zevkle bahsederler. Bu da sizin daha çok insana daha olumlu şekilde ulaşmanızı sağlar.
5) Erişim
Bir girişim ya da bir şirket olarak insanların size hızlı bir şekilde ulaşmasına izin verin. Şikayetlerini sizin kontrolünüz olmayan mecralarda yapacaklarına size yapmaları sizin hem gelişmenizi sağlayacak hem de marka değerinizi koruyacaktır. Hangi kanal ile olursa olsun(web sitesi, sosyal medya, telefon, yüz yüze) size en hızlı şekilde ulaşmalarını sağlayın. Ayrıca sadık müşterilerinizi iyi belirleyin ve onların daha çok şeye erişmesine izin verin. İnanın bunun için daha çok ödemeye razı olacaklardır.

Girişiminiz İçin Doğru Gelir Modelini Nasıl Seçebilirsiniz?

UM62EOZSRC
Bir girişim için herşeyin bir fikir ile başladığına katılıyorum. Fikir, yaşanan bir sorun ile veya ilham alarak ortaya çıkabiliyor. Fikirden sonraki aşama fikir ile çözümün birbiri ile uyumlu olması durumu oluyor. Yani çözdüğünüz sorun her neyse gerçekten insanların kullanacağı bir alternatif sunuyor mu? Eğer fikir çözüm uyumunu sağlarsanız bundan bir sonraki aşama ürün-pazar uyumu oluyor. Ortaya çıkaracağınız ürün çözüm sağlıyor ama yeteri kadar pazarı var mı? İnsanlar bunun için para ödemeye ve alışkanlıklarını değiştirmeye hazır mı? Bir girişimin bu anlamda son aşaması ise onu sürdürülebilir kılmak için ölçekleniyor olmasıdır. Projenize yaptığınız her 1 TL’lik yatırım ondan çok daha fazla kazancı size sağlıyor mu? Türkiye’deki girişimlerin önemli bir kısmı ölçekleme noktasında büyük problem yaşayabiliyor. Bir girişimci adayı yıllar önce bana benzin istasyonlarına takılacak ve markete girmeden arabanın yanında ödeme sağlayacak bir sistemden bahsetmişti. Burada sorun iyi belirlenmiş, çözüm uyumu olan ve düşük maliyetle benzin istasyonlarında dikkatini çekebilecek bir ürün oluşabilirdi. Ancak bu fikir maalesef ölçeklenebilir değildi. Türkiye’deki benzin istasyonların hepsine bile bu ürün satılsa gelirin devamı sağlanamayacağı için projenin sürdürülebilir olması oldukça riskli gözüküyordu.
İşte bu noktada bundan 10 yıl önce bize yabancı olan “gelir modeli” kavramından bahsetmek doğru olur. Uzun yıllardır hepimizin bildiği tek gelir modeli ürün ve hizmetlerin satılıyor olmasıdır. Ancak Son zamanlardaki önemli teknolojik yenilikler ve değişen tüketim alışkanlıkları gelir kazanmanın sadece bir yolunun değil başka yollarınında olabileceğini göstermiştir.
Gelir modeli kısaca; Bir işletmenin ürün ve hizmetlerinden nasıl gelir akışı sağlayacağıdır.Başarı ile uygulanan bir kaç gelir modelini örnek olarak vermek istiyorum. Girişiminizin ölçeklenip daha devamlı hale gelmesine katkı sağlayacağını umuyorum.
1) Ürün/Hizmet satışı: Yukarıda da bahsettiğim gibi en temel gelir modelidir. Eğer fiziksel bir ürün satıyorsanız,
- Farklı bir ürün üretiyor musunuz?
- Farklı ve yenilikçi bir tedarik sağlayabiliyor musunuz?
- Diğerlerinden daha uygun bir fiyata sahip misiniz?
Eğer dijital bir ürün satıyorsanız;
- İnsanların ödeme değer buldukları bir içerik sağlayabiliyor musunuz?
2) Grup ya da komünite erişimi: Kaliteli ve ulaşılması zor bir içeriğiniz varsa belli insanlardan bu içerik ve hizmet için para isteyebilirsiniz. Kurması kolay olmayan ancak düşük pazar potansiyeline rağmen yüksek getiri sağlayabilecek bir gelir modelidir.
3) Üyelik: Bir ürün veya hizmetin kullanımı için belli bir sürede yapılan taahüt anlaşması ve bunun sonucunda ödeme yapılmasıdır. Uydu kanalları ve GSM şebekeleri bunun en iyi örneklerini oluştururlar. Şüphesiz en karlı gelir modeli olarak ortaya çıkmıştır. Çünkü bir kere sistemde üyelik alındığında düzgün bir gelir akışı sağlamaktadır. İki şekilde kullanılabilir:
a) Düz üyelik: Bir hizmet veya ürün için her dönem belli bir tutarın tahsil edilmesi durumudur.
b) Kullanıma bağlı üyelik: Kullanım durumuna göre ödenen tutarın arttığı üyelik türüdür.
4) Reklam alma: Türk girişimcileri tarafından en beğenilen ama karlılık açısından da en düşük olan gelir modellerinden bir tanesidir. Reklam tabanlı gelir modeli için günde en az 50 000 ziyareti olan bir platformunuz olması gerekmektedir. Eğer temil gelir kaleminiz reklam almaksa sürdürülebilir bir girişimin tek yolu bu istatistikler olmaktadır.
5) Hizmet için komisyon: Verilen bir hizmet için komisyon bedeli tahsil etmektir. Bu gelir modeli genellikle başarılı bir şekilde kurgulanmış dijital pazar alanları için geçerlidir. Yemeksepeti, gittigidiyor gibi girişimler ihtiyaç sahipleri ve satıcıları bir araya getirerek komisyon alırlar.
6) Pazar yeri uygulamaları: Yine alıcı ve satıcıların bir araya geldikleri ve kendilerini değerlendirdikleri güvene dayalı gelir modelidir. Pazar yerine dahil olmak isteyenlerden ücret talep edilmesi şeklinde gerçekleşir.
7) Gelir ortaklığı: Ticari içeriği olmayan bir web sitesinin ticari olan sitelere yönlendirme yaparak satış ve yönlendirme üzerinden tahsilat yaptığı gelir modelidir. İyi ve sürekli içerik oluşturan yüksek ziyaret alan platformların en çok kullandığı gelir modelidir.
8) Freemium: Önce bedava olarak verilen bir hizmetin belli bir kullanım ya da içerik artışından sonra ücretlendirilmesidir. Özellikle dijital dünyada en çok kullanılan gelir modellerinden bir tanesidir. Hepimizin aşikar olduğu dropbox belli bir alana kadar ücretsiz belli bir alandan sonra ise ücretli hale gelmektedir. Bedava kısmında iyi alışkanlık yaratan uygulamaların en çok tercih ettiği ve başarılı olduğu gelir modelidir.