Aylık arşivler: Mayıs 2014

İşinizi Büyütmek İçin Vazgeçmeniz Gereken 3 Şey

images

 

İster iş kurmak isteyin ister işinizi kurmuş olun, hayatta kalmanın en önemli unsurlarından bir tanesi sağlıklı olarak işinizi büyütmekte yatıyor. İş geliştirme danışmanı olarak bir çok firma ile çalıştığımda gördüğüm bazı kritik hatalar var. Bunları sizler için elimden geldiğince toparlamaya çalıştım.

1) “Satış Ekibi” Olayı: Bir iş kurduğunuzda ya da var olan bir işiniz varsa eskiden kalma alışkanlıklardan dolayı mutlaka bir -satış ekibi- ya da tam olarak farkı anlaşılmasa da -pazarlama ekibi- kurulur. Kendi işiniz içerisinde organizasyonun etkinliği ve operasyon akışı açısından böyle bir şey yapmanızda sakınca yok. Ancak bir düşünün size herhangi bir firmadan gelen biri “İyi günler …. hanım ben …. firmasının satış ekibinden ….” dediği zaman kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Zihninizin derinliklerinde bir defans oluştuğunuzu farkettiniz mi?

Satış ekibi söyleniş ve konumu itibariyle sanki tek işi sadece ürünü karşı tarafa ulaştırmak ve onu en hızlı şekilde paraya çevirmek olan kişiler olarak algılanıyor. Bu tanımı bir çok firmada kendi gayet net olarak benimsiyor. Ancak bu yüzden satış ekiplerinde hem çok fazla giriş-çıkış hem de istenilen başarının yakalanamadığını görüyoruz. Satış yapmanın temelinde bizim anladığımız anlamda satış yoktur. Bir hizmet ya da ürünü sunmanın temelinde yatan şey bir acıyı dindirmek ya da bir problemi çözmektir. Eğer satış ekibinizi sadece para odaklı yaparsanız acıyı dindirme ve problemi çözme geride kalır.

 

2) Uzun ve sürekli toplantılar: Toplantı kelimesi o kadar çok dilimize ve kültürümüze yerleşti ki bu kelimenin temel anlamını unutmuş gözüküyoruz. Genelde -toplantı- dendiğinde akla gelen bir birimin ya da şirketin belli kısımlarının bir araya gelerek bir rapor vermesi ya da bir problemin nasıl çözüleceği üzerine konuşulan süreç anlaşılıyor. Ancak toplantının temeli karşılıklı olarak ve bilerek isteyerek bir araya gelmektir. Temelinde yatan istek ise iletişimdir. Toplantılar bir hesap verme, tabirimi maruz görün ama kalaylama, şirket politikarının ve egolu patronların sürekli kuralları ve isteklerini söyledikleri bir yere dönerse bu iletişim değil bir monolog olur. Ayrıca ne kadar sık toplantı yapılırsa monolog daha çok artar ve toplanmanın değeri ve temel hedefi etkisini kaybeder. Toplantılarınızı belli gün ve zamanla sınırlayın. Toplantının temel hedefini karşılıklı iletişim ve çözüm odaklı olacak şekilde gerçekleştirin.

 

3) “Bugüne kadar böyle yapıyorduk” olayı: İş geliştirme yaptığım bir çok firmada en çok duyduğum sözlerden bir tanesi bu oluyor. Bir şeyi değiştirme ya da yenileme noktasına geldiğimiz zaman hali hazırda çalışmayan bir şeyi neden yaptıklarını sorduğumda “Bugüne kadar böyle yapılmış” şeklinde cevap aldığım çok oluyor. Çok sevdiğim bir söz var: “Hep aynı şeyi denerseniz hep aynı sonucu alırsınız”. Aldığınız sonuçtan memnun değilseniz size yük olmasın diye kaçtığınız yenilik ihtiyacı emin olun size çok daha fazla zararla geri dönmektedir. Hep aynı şeyi yapmanın vermiş olduğu o psikolojik konfordan çıkarak mutlaka yeni şeyleri deneyip istediğiniz sonuçları karşılaştırmanız oldukça büyük önem taşımaktadır.

Hastalanığınızı Anlayan T-Shirtler Ne Zaman Piyasada Olacak?

image credits: http://www.bloomberg.com/image/iT_uS4YJyThE.jpg

Bu yazı ICT Media Dergisi Mayıs sayısında yayınlanmıştır.

Bundan sonraki 10 yılda hayatımızı en çok şekillendirecek ve direkt etki edecek teknolojilerden en önemlisinin giyilebilir teknolojiler olduğunu söylemek yanlış olmaz. Özellikle son yıllarda internetin artık bir modem bağlantısından çıkıp nerdeyse her neyseye bağlanabiliyor olması giyilebilir teknolojilerin teknolojilerin çok daha hızlı gelişmesini sağlayacak gibi durmaktadır. 

Giyilebilir teknoloji nedir? Adından da çok rahat anlaşılacağı gibi giyebileceğiniz nesnelerin hayatınızı kolaylaştıracak teknolojilere sahip olması şeklinde tanımlanabilir. Şimdilik bu kategoriye dahil olan nesneler: saatler, kumaş ve tekstil, ayakkabı, yüzükler, gözlükler şeklinde gözüküyor. 

Giyilebilir teknolojilerin geleceğinde çok daha farklı nesnelerle de göreceğimize eminim ancak şimdilik basitçe giyilebilir teknolojilerin yaratacağı etkinin günlük hayatımıza nasıl yansıyacağını basit bir dille anlatmaya çalışacağım. 

1) Sağlık: Giyilebilir teknolojiler konusunda en çok beklenti yaratan kısım özellikle günlük sağlıkla alakalı olmaktadır. Bildiğiniz gibi özellikle şeker, tansiyon gibi günlük hayatı oldukça etkileyen hastalıklarda hastanın vücudunda oluşan verilerin takibi hayati önem taşımaktadır. Şeker düzeyinin yükselmesi, kalp ritminin bozulması, uyku problemleri, uyku apnesi, nefes alma bozuklukları gibi problemleri giyilebilir cihazlar saniye saniye izleyebilecek ve aldığı verileri yorumlayabilecek. Gerektiğinde doktorunuza bu verileri gönderebilecek ve daha da önemlisi sizi hayati bir durum ortaya çıkmadan uyarabilecek. Bu dediklerim zaten şu an var olan teknolojiler ile yapılabiliyor. Bunun daha da ilerisinde nano teknolojininde devreye girmesi ile vücudunuzda oluşan hasarları hücre yenileyici t-shirtiniz tamir edebilecek ya da şekeriniz düştüğünde size otomatik olarak inüsilin enjekte edebilecek. Bununla birlikte özellikle görme, işitme, yürüme engeli olan insanlar için giyilebilir teknolojiler çok büyük gelecek vaadediyor. Görmeyi veya işitmeyi arttırıcı nesneler, ayrıca yürüyemeyenler için dışsal robot iskeletler, engelli olanların sosyal hayat içerisinde çok daha rahat etmesini sağlayacak. 

2) Eğlence ve Spor: Dünyanın en büyük sektörlerinden bir tanesi oyun sektörü, giyilebilir teknolojileri çoktan keşfetmiş gözüküyor. Gerçek hayatta gözünüze takdığınız bir gözlük ile sanal dünya ve gerçek dünya bir araya gelerek oldukça interaktif ve gerçekçi oyunlar oynayabileceksiniz. Kalp atışı ve adrenalin düzeyine göre oyun hikayesini değiştiren oyunlar şimdiden piyasa çıkmaya başladı diyebilirim. Ayrıca taktığınız gözlükle veya lens ile gittiğiniz mağazada bütün fiyat karşılaştırmalarını ve analizlere ürünü incelerken görebileceksiniz. Size özel kampanyalar direkt olarak gözünüzün önüne lokal verilerle gelebilecek. Üzerinize giydiğiniz tekstil sizin kalp atışı ve diğer verilerinizi alarak renk değiştirebilecek. Ayakkabınız adımlarınızı sayarak hareketin vücudunuzda yarattığı etkileri anlık olarak gösterebilecek. Artık yazın terlemeyecek kışın üşümeyeceksiniz çünkü giydiğiniz tekstil akıllı olduğu için vücut ısınızı sağlıklı seviyelerde tutacak. Giydiğiniz kıyafet ile kaslarınızı sürekli olarak çalıştırabilecek ve yağlarınızı eritebileceksiniz. Emniyet kemerine gerek olmayacak çünkü üzerinizdeki kıyafet uygun bir şekilde sizin koltukla olan bağlantığınızı sağlayacak. Ayrıca çocuklarınız nereye gitti ne yapıyor ve ne durumlar diye endişelenmenize gerek olmadan onların nerede olduğunu ve sağlık durumlarını kontrol edebileceksiniz. 

3) Moda ve Tekstil: Bir teknoloji giyilebilir olunca doğal olarak en çok etkilediği alanlardan bir tanesi moda olacaktır. Bununla ilgili var olan teknolojiler bize gelecek hakkında harika fikirler veriyor. Artık telefonunuzu vücudunuzun hareketleri ile şarj edebileceksiniz. Ayrıca kirli havayı içine alıp temizleyen giyilebilir teknolojilerde çok kısa sürede ticarileşecek. Giysinizin şekli ortama göre kısmen ya da tam olarak değişebilecek. Bu teknolojiler sayesinde ses sisteminizi saatinizde veya çantanızda taşıyabileceksiniz.